Bir estetik unsuru olarak SAÇ
"Dünya üzerinde bulunan insan sayısı kadar, farklı
karakteristik görünüm mevcuttur. Saç bizi tanımlayan bu özellikler arasında en
belirgin ve en değişken olanlardandır. Rengi, şekli, uzunluğu hem kişiden
kişiye; hem de kişinin yaşam dönemlerine göre değişiklik gösterir. Doğal
farklılıkların dışında, kişiler saçlarının boyunu, şeklini hatta rengini
değiştirerek görünümlerini belirleyebilirler. Yüzyıllardır gür saçlar bir sağlık
ve gençlik belirtisi olarak algılanmıştır. Bunun yanısıra, özellikle
erkeklerdeki saç dökülmesi neredeyse doğal olarak kabullenilmiş, hatta bir
bilgelik göstergesi olarak görülmüştür."
Saç dökülmesi günlük yaşantıda
belli sınırlara kadar normal kabul edilen fizyolojik bir
olaydır. Yaşam döngüsünde tüm hücrelerimiz gibi saçlar da oluşur, yaşlanır ve
ölürler. Bazen bu döngü yıkım lehine bozulur ve kellik dediğimiz son noktaya
kadar ilerleyebilen aşırı saç dökülmesi meydana gelebilir. Ortaya çıkan sonuç
çoğu zaman kişiler için istenmeyen bir görüntüdür. Saçsızlık 18 yaşından
itibaren her dokuz erkekten birini saçların tamamen kaybı şeklinde, tüm
erkekleri ise hayatları boyunca en azından saçların seyrelmesi olarak kısmen
etkileyen bir sorundur.
Saçların aşırı düzeyde kaybedilmesi kişinin sosyal
ilişkilerini, kendine güvenini ve kendisiyle barışık olma halini etkileyebilecek
bir tablodur. Bu durumda önemli olan, saç dökülmesinin sizin için ne derece
rahatsız edici olduğudur. Ve unutulmaması gereken, "doğal"
olanın, her zaman iyi ya da doğru olan olmadığıdır. Eğer öyle olsaydı, bugün
modern tıbbın olanaklarından faydalanmak ta yanlış olurdu ve ortalama insan ömrü
70'lere kadar uzatılmayıp, hala birkaç yüzyıl önceki gibi 40'larda seyrederdi.
Saçlarımız Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Saçın Anatomik Yapısı Ve Gelişimi: Saç derinin
bir eklentisidir. Derinin üstünde gördüğümüz kısmı şaft olarak adlandırılır.
Aynen tırnaklarımız gibi, saçlarımız da temel olarak keratin adı verilen ölü,
boynuzsu maddeden yapılıdır. Kütikül adı da verilen bu dış tabakadaki koruyucu
bölüm birbirinin üzerini örten kiremite benzer hücrelerin oluşturduğu bir yapıya
sahiptir. En iç kısım medulla olarak adlandırılır ve pigmentleri de içeren
korteks ile çevrilidir. Saçın büyük bir bölümünü korteks oluşturur. Mikroskop
altında 400 kez büyütülmüş fotoğrafta, balık pulunu andıran yassı tabaka ve
kahverengi pigment net biçimde görülmektedir.
Saçın deri altında kalan kısmı saç kökü kılıfı ile çevrilidir
ve saç tomurcuğu ile birleşir. Saç liflerinin tersine, saç tomurcuğu ve saç kökü
kılıfı canlı dokulardır. Saç tomurcuğu büyüyen saçın reaktörü olarak kabul
edilir. Saçın bu kısmında hücreler hızla çoğalır ve ölü boynuzsu hücrelere doğru
başkalaşım geçirirler. Saç tomurcuğundaki hücreler bölünmeye devam ettiği sürece
bu boynuzsu hücreler yukarıya doğru itilirler. Uzadıkça, derinin üstünde
görülebilir hale gelirler ve saç kılını oluştururlar. Saç tomurcuğunda ayrıca
çok sayıda melanosit, yani saça rengini veren pigmenti üreten hücreler bulunur.
Saç tomurcuğu, saç papillasını bir pençe gibi sarar. Papillada
küçük kan damarları demetler halinde görülebilir. Bunlar saçın beslenmesi,
gelişimi ve büyümesi için çok önemlidir. Pek çok araştırmacı saç folliküllerinin
büyümesinden sorunlu hücrelerin papillada bulunduğuna inanmaktadır.
Canlı dokular olan saç tomurcuğu, kök kılıfı ve papillanın
aksine saçın kendisi ölüdür. Fonksiyonel ünit saç follikülü olarak adlandırılır.
Saçı üreten bu saç follikülüdür. Her saç follikülüne bağlantılı küçük kas
lifleri, ince sinir lifleri ve kan damarları vardır. Bu sinirler yüzeysel
dokunma hissine, hava hareketlerine ve sıcaklığa son derece duyarlıdır. Bunların
yanısıra, her saçın dibinde saçlı deriyi koruyan ve saçları daha pürüzsüz hale
getiren ter bezleri bulunur.
Saçın renk ve niteliği:
Saçın farklı renk ve tonlarda olmasını melanin adı verilen
pigment sağlar. Melanin esas olarak saçın etrafındaki melanositler tarafından
üretilir. Saç, yaşla birlikte melanin içeriğini kaybederek grileşir. Ancak
gerçek gri saçlar ileri yaşlara kadar ender görülür; sıklıkla gri saçlar adı
verilen saç, beyaz ve pigmentli saçın bir karışımıdır. Grileşmenin erken
aşamalarında ani bir pigmentasyon kaybı oluştuğu düşünülmektedir.
Saçın rengine göre değişmekle birlikte, her sağlıklı insanın
kafasında yaklaşık olarak 100.000 saç teli bulunmaktadır. Buna göre, saçlı deri
santimetrekaresine yaklaşık olarak 80-120 saç düşmektedir. Bu sayı, saçın
renginden çok saçlı derinin bölgesine göre değişmektedir.
Farklı ırklara mensup insanların saçlarının kesitsel
görünümünde de farklılıklar olabilir. Beyaz ırktan insanların saç kesiti ovaldir
ve saçları kıvırcıklaşma eğilimi gösterir. Afrika ve Karayiplerdeki insanların
saç kesiti yassıdır ve saç telleri birbirine dolaşıktır; Asyalı ırklarınki ise
genellikle yuvarlak ve düzdür.
Vücut Kılları: Çok küçük bir alan hariç, insan
vücudunun neredeyse tamamı kıllarla kaplıdır. Bununla birlikte, bunların ancak
çok küçük bir bölümü (25.000 kadar) saç kılları gibi tam gelişmiş yapıya
sahiptir. Bu iyi gelişmiş kıllar ön kol, bacakların alt kısmı, pubik bölge,
erkeklerde meme etrafı gibi vücudun belli bölgelerinde bulunurlar.
Buna karşılık, vücut kıllarının büyük çoğunluğu çıplak gözle
zor görülecek kadar küçüktür. Dolayısıyla, gerçekte insan vücudu ayak tabanı ve
avuç içi dışında tamamen kıllarla kaplıdır. Yandaki resimde alt göz kapağında
dikkatle bakıldığında çok sayıda pigment içermeyen tüy gözlenmektedir. Bütün
vücudumuzda bu tüylerden yaklaşık olarak bir milyon kadar bulunmaktadır. Bu sayı
şempanzedekiyle aynıdır. Werewolf sendromu gibi bazı nadir konjenital durumlarda
bu tüylerin hayvanlardaki gibi tam olarak geliştikleri görülebilmektedir.
Saç Tipleri:
Şu ana kadarki bilgilerden, her kılın karakteristik
özelliklerine bağlı olarak bir diğerinden farklı olduğu anlaşılmaktadır. Örneğin
saç rengi melanin pigmentlerinin farklı türleri ve sayısına göre
belirlenmektedir. Bu pigment hücreleri melanosit olarak adlandırılı ve saç
tomurcuğunun çok yakınında bulunurlar. Pigmentlerini yeni gelişen saça
verirler.
Saç renginin yanısıra, saçın yapısında da değişiklikler
bulunmaktadır. Düz, dalgalı, kıvırcık, kalın telli, ince telli gibi.. Terminal
saç olarak adlandırılan saçlar kalın ve güçlü saçlardır. Bunlar saçlı deride,
göz kapaklarında, sakal ve pubik bölgede görülür. Meme çevresinin, sırt ve
ekstremitelerin iyi gelişmiş kılları da bu gruptadır.
Tüm vücut kılları
ince, kısa ve ancak çok dikkatli bakıldığında görülebilen kıllardır. Yüzde
görülebildiği gibi, minyatürize saçlar olarak kelliğe giden erkeklerde de saçlı
deride çok sayıda bulunurlar. İntermediate olarak adlandırılan saçlar, vellüs
ile terminal saçlar arasında özellikler gösterirler. Bu kıl tipinin örnekleri
ekstremitelerde görülen, güçsüz ve gelişmemiş kıllardır.
Saçın Saçlı Derideki Dağılımı-Folliküler
Ünit:
Saç follikülleri saçlı deride tek tek bulunmayıp, aynı zamanda
doğal biçimde, folliküler ünit olarak adlandırılan küçük
gruplar halinde dağılmışlardır. Bu ünitler çok yakın duran 1,2,3, nadir olarak
da 4 saç follikülünden oluşurlar. 1 santimetrekarede yaklaşık olarak 60-110
folliküler ünit bulunur. Folliküler ünitler hakkında bilgi sahibi olunması saç
transplantasyonu tekniklerinin geliştirilmesinde hayati öneme sahiptir.
Öncelikle, folliküler ünit hakkındaki bilgiler estetik saç ekimi tekniklerini
mümkün kılmıştır. Modern saç ekimi cerrahisinde bir folliküler ünit bir greft olarak adlandırılır.
Saçın Büyüme ve Yaşam Döngüsü:
Saçlı derideki bir saç teli ayda 1.25 cm uzar. Bu da yılda
yaklaşık olarak 15 cm'e karşılık gelir. Saç, bir döngü dahilinde gelişir ve
çeşitli evrelerden geçer. Bütün bu evrelere saç siklusu denir. Bir saç siklusu
yaklaşık olarak yedi yıl sürer.
Yaklaşık 3-7 yıl kadar süren
büyüme fazında, yani anagen safhada saç tomurcuğunda bulunan hücreler saç
büyümesine yol açacak şekilde sürekli bölünürler. Bunu izleyen ve yaklaşık 2-5
hafta süren geçici dönem olan katagen faz, hücrelerin bölünmesinin aniden
durması ile karakterizedir. Saç follikülü kısmen küçülür, saç şaftı boynuzsu
hücrelerce desteklenmediği sürece daha fazla büyüyemez. Bununla beraber, saç
kılı küçülmüş saç follikülü ile bağlantılı olarak kalır. Yaklaşık 3-5 ay süren
telogen safhada ise küçülmüş folliküllerin yavaşça büzüldüğü görülür.
Ancak, kimse telojen fazın sonunda gerçekten de ne olduğunu
yeterince açıklayamamıştır. Sihirli bir değnekle dokunulmuş gibi ufalmış saç
follikülü aniden uyanır ve saç tomurcuğunda hücre bölünmesi yeniden başlar. Yeni
saç eski olanı düşene kadar yukarı doğru ittirir. Sıklıkla bağ dokunun
gevşemesiyle birlikte telogen safhadaki yaşlı saç dökülür.
Herhangi bir
zamanda saçların % 85'i anagen fazda, % 1'i katagen fazda ve % 14'ü telogen
fazdadır. Bu nedenle görünür saçlarda gerçekte hiçbir değişiklik olmaz.
|